HOŞ GELDİNİZ

10 FC FİZİK DERS TAKİP BLOGUMUZA HOŞ GELDİNİZ

Kalaba Lisesi




DEĞERLİ VELİLER,


21 yüzyıl diye adlandırdığımız çağımız bilişim,iletişim ve bilgisayar çağı olduğunu artık herkes kabul etmek zorunda kaldı. Bilgisayara ve onun teknolojisine yazılımına sahip olmayan toplumlar ve ülkeler diğer toplumların ve ülkelerin boyunduruğunda kalmak zorundadır. Şu anda bilgisayarın girmediği hangi atölye hangi fabrika hangi makine kaldı ki.. Kalsa kalsa dededen toruna geçen ve nostalji ile el emeği özellikleri olan bir kaç zanaat dalı.. Oysa makine ve metalürji yanında, halıcılık ve dokumacılıktan, gazeteciliğe,yayıncılığa kadar bilgisayar teknolojisini kullanamadıysanız dünya ekonomisi içinde isminizi geçiremezsiniz Son yıllarda yapılan tüm istihbarat ve savaş araçlarında ülkeler, teknoloji ve bilişim yarışında yer edinmeye çalışıyorlar. Yazılımını kendi yaratamayan ilkeler en son teknolojik araçlara da sahip olsalar bağımlı olmaktan kurtulamazlar.Ama bunlar dan daha önemlisi ise; ülkemizin yarınlarını şekillendirecek olan çocuklarımızın eğitiminde teknolojiyi kullanamazsak çağdaşlıktan hiç kendimize pay çıkarmaya hakkımız olamaz. Bugünün çocuklarından bilgisayara ve bu tür teknolojik bilişim ve iletişim araçlarıyla tanışmayan çocuğumuz azdan azdır. Hele ki bu çocukların internet,mobil telefon ve bilgisayarla tanışıp da buna bağımlılık derecesinde ilgi göstermeyenine de rastlamak olanaksızdır. Çocuklar bu araçları çok seviyorlar ve büyüklerden çok da iyi kullanıyorlar. Öyleyse artık eğitimi çocukların en çok ilgisini çeken bu araçlar ve olanaklar üzerinden uygularsak hem daha fazla sonuç alırız hem de çocuklar çok kolay ve kısa yoldan bilgiye sahip olacaktır. Aynı zamanda da oturduğu yerden bile olsa araştırma yapabilmesi mümkün olacaktır. Gerçekleştirdikleri Projelerinin sunumunu da bilgisayar ve yazılım olanaklarıyla daha rahat sunacak ve anlatacaktır.. Kendisi de daha güzel ve kalıcı şekilde öğrenecektir.


Bu bağlamda sevgili öğrencilerimizi desteklemek üzere katkılarınızı beklemekteyiz.interneti kısıtlamak yerine kontrollü bir yaklaşımla verilen sorumluluklarında oluşturdukları ürünleri web eğitim sitelerinde sizlerinde takip etmesini umuyoruz.yanlış, hatalı da olsa ürünler kendi emekleri olmalı bizzat yardım değil rehber olun.mükemmel ürünler değil kendilerini geliştirmeleri esastır.


Okulumuzda idare,rehberlik servisi ve öğretmenler ile yüz yüze görüşmek üzere….



Saygılarımla



Rahmi GÖL (FİZİK ÖĞRETMENİ)


SEVGİLİ ÖĞRENCİLER ,


Bilişim, seviyelerinize uygun teknolojik araçlar kullanılarak etkin şekilde kullanılabilir. Bir de teknolojinin amaç değil araç olduğu ve her teknolojinin dörtdörtlük kullanmayı bilmenin gerekmediği benimsenmelidir. Teknoloji her şeyden önce bize, yaptığımız her şeyi kayda geçirme konusunda destek verir. Bunun yanında sağladığı bir çok araçla hem araştırma, hem değerlendirme, hem paylaşma ve hem de zengin materyallerle sunma yönünde katkılar sağlar. Ayrıca öğrencilerin de sürece katılmasını sağladığı gibi öğretimi kontrol etmemizi de kolaylaştırır...

Projeler öncelikle öğrenciye özgüven kazandıracak, yeteneklerinin farkına varmasını sağlayacaktır. Böylece araştıran, sorgulayan, üreten bireyler olarak hem sosyalleşecek hem de farkındalık oluşturacaksınız.


(PTÖ)Proje tabanlı öğrenme modelinde öğrencinin tasarı geliştirmeye, hayal etmeye,planlamaya ve kendi oluşturduğu ürün dosyasını yayınlama, paylaşma bunun dışında grup çalışması yaparak bir yere ait olma ,özgüven duygusunu geliştirme,yardımlaşmayı,paylaşmayı öğrenme açısından öğrenci gelişimine katkıda bulunacaktır.öğrencilerin farklı özelliklerine göre değerlendirilmesi öğrencililerin kişisel gelişimine katkıda bulunacaktır .çağın gereği olarak bilgisayar okur yazarlığının artırılması milli eğitimin temel hedeflerinden biri olmalıdır.bu da öğrencinin kendi kendisine öğrenmesini sağlayacaktır.


Sevgili öğrenciler yetişkin insan davranışları sergileyerek ailenize, çevrenize interneti eğitim amaçlı kullanacağınızı göstermeniz dileğimle……



Rahmi GÖL
(FİZİK ÖĞRETMENİ)



18 Ekim 2010 Pazartesi

Sürtünme Kuvveti İle İlgili Araştırmalarım



Bir cismi farklı yüzeylerde hareket ettirmenin, cismin hareketinde değişiklikler yaptığını günlük yaşantımızdan bilmekteyiz. Pürüzlü, kaygan veya cilalı yüzeylerde aynı cismin hareketi farklı farklı olmaktadır. Cam üzerinde bir cisim daha kolay hareket ederken tahta üzerinde hareket etmesi daha zordur.

Cismin hareket ettiği yüzeyin pürüzlü olması, cismin harekete geçmesini zorlaştırırken, düz veya pürüzsüz yüzeylerde aynı cisim daha kolay harekete geçer. Bu nedenle halı, tahta, taşlı zemin gibi yüzeylerde cismi harekete geçirmek için gerekli olan kuvvet; cam, asfalt, yağlı zemin gibi yüzeylerdeki aynı cismi hareket ettirmek için gerekli olan kuvvetten daha büyüktür. Yani cismin temas ettiği yüzeyin pürüzlüğü arttıkça, cismin harekete geçmesi için gerekli olan kuvvete artmaktadır




Bir zemin üzerinde bulunan bir cismi harekete geçirmek için, yüzeyin cisme uygulanan hareketin zıt yönünde oluşan sürtünme kuvvetinden daha büyük bir kuvvete gereksinim vardır. Aksi taktirde uygulanan kuvvet cismin sürtünme kuvvetinden daha küçük veya eşitse cisim harekete geçmez.


Sabit hızla hareket eden bir cisme etkiyen sürtünme kuvveti ile harekete geçirici kuvvetin bileşkesi sıfırdır. Çünkü cismi harekete geçirici kuvvet ile sürtünme kuvveti ters yöndedir.

Bu bilgilerden hareketle; cisimler hareket ederken temas ettikleri yüzeylerin sürtünmesinden kaynaklanan ve yer değiştirmeye zıt yönde ortaya çıkan kuvvete
Sürtünme Kuvvetinin Bağlı Olduğu Etkenler

a) Yüzeyin pürüzlü olması

Cismin hareket edeceği yüzeyin pürüzlü olması cismin hareketinde önemlidir. Pürüzlü yüzeylerde cisimlerin hareket etmesi için daha büyük kuvvete ihtiyaç vardır.

Bütün yüzeylerde mutlaka pürüz vardır. Cisimler birbiri üzerinde hareket ederken, yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılar birbirinin içerisine girerek cismin hareket etmesini güçleştirirler. Cilalı yüzeylerde bu girinti-çıkıntılar daha az olduğundan sürtünme kuvveti de o oranda azdır. Bu nedenle pürüzlü yüzeylerin yağlanması ile bu girintiler azaltılarak daha az sürtünme kuvveti uygulaması sağlanabilir.

b) Cismin ağırlığı

Bir cismin ağırlığı arttığında cismin ve yüzeyin girinti-çıkıntıları daha fazla birbiri içine gireceğinden sürtünme de artar. Yani cismin hareketini engelleyen kuvvetin büyüklüğü de artar. Cismin hareket etmesini engelleyen bu kuvveti yenmek için, bu kuvvetten daha büyük bir kuvveti cisme uygulamak gerekir.

Sürtünme Kuvvetinin Etkileri

Sürtünme kuvveti, cisimlerin yüzeyde tutunmasına yardım eden bir etkendir. Eğer sürtünme kuvveti var olmasaydı birçok yaşamsal faaliyet mümkün olmazdı. Yolda yürüyemez, bir yerde oturamaz, yemek yiyemez, yazı yazamaz, araç kullanamazdık. Örneklerde de görüldüğü gibi her türlü hayati olayın gerçekleşmesinde sürtünme kuvvetinin etkisi vardır. Araba örneğini biraz açacak olursak, yolda hareketine başlayan bir aracın durması sürtünme kuvvetinin etkisi ile oluşmaktadır. Bu kuvvet olmasaydı frenler tutmayacağı için araba sürekli hareket ederdi.

Buzun sürtünme kuvvetinin toprak veya asfalta göre daha düşük bir sürtünme kuvveti olduğu bilinmektedir. Kışın buzlu yollarda araçlar daha fazla kaymakta ve frenlerin etkisi daha az olmaktadır. Bu nedenle kışın meydana gelen kazalar, diğer zamanlara göre daha fazla olmaktadır. Bu nedenle kışın buzun erimesi için tuz kullanılması (suyun donma sıcaklığını düşürür) veya toprak atılması bu sürtünme kuvvetini artırmak içindir.

Sürtünme kuvvetinin hayatımızı kolaylaştıran çok büyük etkilerinin yanında günlük yaşantıda işleri zorlaştırdığı da bilinmektedir. Çünkü sürtünme kuvvetini yenerek, cisimleri harekete geçirmek için daha büyük kuvvet kullanılması gerekir. Ve büyük yükleri, sürtünme kuvveti nedeni ile kas gücümüzle hareket ettiremeyiz. Bundan dolayı çeşitli makineler kullanarak bu yükleri hareket ettiririz.

Makineler çalışırken, içerisindeki parçalar birbirine sürtünürler. Sürtünen bu parçalar zamanla aşınarak kullanılmaz hale gelirler. Makinelerin yıpranmasını engellemek için sürtünme kuvvetini düşürücü önlemler almak gerekir. Yani sürtünme kuvvetinin çok büyük yararları olmakla beraber bazı zorlukları da vardır.

Sürtünme Kuvvetini Artırmak ve Azaltmanın Yolları

Sürtünme kuvvetinin, bir olayın gerçekleşmesi için yetersiz kaldığı durumlarda alınması gereken tedbirler vardır. Bunlardan bazılarını sıralayacak olursak;

a) Kışın araba lastiklerine zincir takılması,

b) Sporcuların ayakkabılarının altına dişler yapılması,

c) İş makinelerinin tekerlerinde dişlerin daha büyük yapılması,

d) Büyük kütlelerin altına tekerlek tipinde cisimlerin konulması,

e) Makinelerin yağlanması,

f) Dik yokuşlarda ulaşımı kolaylaştırmak için önlemler alınması,

5 yorum:

  1. TebRikler sude..Konuyu detaya inmeden ve açıklayıcı olarak anlatmışsın .Eline sağlık :)

    YanıtlaSil
  2. eline sağlık sude gerçketen güzel olmuş...

    YanıtlaSil
  3. iyi olmuş sude eline sağlık çok uzun olmadığı için sıkıcı değil

    YanıtlaSil
  4. ewet hüseyine katılıyorm

    YanıtlaSil
  5. hepinize çok teşekkür ederim :) beğenmenize sevindim

    YanıtlaSil